In English

2 Şubat 2016 Salı

Arz

İngilizcesi: Supply

Arz iktisat bilimindeki en temel kavramlardan biridir. Daha çok mikroekonomi içinde kendine yer bulan arz, anlam olarak malı elinde bulunduranların (genellikle üreticiler olarak kabul edilir) söz konusu fiyattan mallarını satmak istedikleri miktarlardır. Arzın kavranması özellikle mikroekonomi sınırları içindeki pek çok hususu anlayabilmek için elzemdir. Bir malın arzı çeşitli faktörlerden pozitif veya negatif yönde etkilenir. Bu faktörleri söz konusu malın fiyatı, üretimde karşılaşılan maliyet düzeyi, teknolojik gelişmeler, tamamlayıcı ve ikame malların fiyatları şeklinde sıralayabiliriz.

Klasik arz eğrisi aşağıdaki gibidir. Bu şeklin sebebi malın fiyatı arttıkça arzının da artmasıdır.


26 Aralık 2015 Cumartesi

Tasarruf

İngilizcesi: Saving

En kısa ve öz tanımıyla tasarruf, insanların elde ettikleri gelirlerin ileride harcanmak üzere saklanan kısmıdır. Gelecekteki tüketimi şimdiki tüketime tercih etmek demektir. Tasarruf anlam itibariyle iktisat dışında da çok geniş bir alana sahiptir. İnsanlar geleceklerini düşündüklerinden tasarruf yapma ihtiyacı hissederler. İhtiyatlılık sonucu gerçekleşen tasarruflar bir ülke ekonomisi için oldukça önemlidir. Çünkü tasarruflar ülkedeki yatırımların en önemli hızlandırıcılarından biridir. Dolayısıyla da kalkınmada çok önemli bir rol oynar. Ülke içindeki tasarruflar sayesinde dış finansman bağımlılığı da sınırlı kalacaktır.

23 Aralık 2015 Çarşamba

Ceteris Paribus

İngilizcesi: Ceteris Paribus

Ceteris Paribus ekonominin en temel terimlerinden biridir. İktisadi hadiseleri bilimsel hale getirip açıklarken kullanılıyor. Kullanım amacı çok karmaşık olan olayları basite indirgemek. Latince olan Ceteris Paribus 'diğer herşey sabitken' anlamına gelmekte. İktisatta bir konu anlatılırken asıl bahsedilen değişken dışındaki etkenlerin sabit  kabul ettiğimizi Ceteris Paribus terimiyle belirtiyoruz  

22 Aralık 2015 Salı

Talep

İngilizcesi: Demand

Talep belli bir piyasada, belli bir mala olan satın alma isteğidir. Ekonomideki en temel olgulardan biri olan talep iktisat öğrenmeye başlayan öğrencilere ilk öğretilen ekonomik terimlerdendir. Yalnız taleple alakalı önemli olan nokta, bu satın alma isteğinin maddi güçle desteklenmiş olmasının gerekmesidir. Örneğin asgari ücretle çalışsan bir işçinin lüks bir yat sahibi olmak istemesini lüks yat talebini arttıran bir durum olarak sayamayız. Talebi etkileyen faktörler ise o malın fiyatı, tamamlayıcı malın fiyatı, ikame malın fiyatı, kişisel tercihler, o mala duyulan ihtiyacın şiddeti şeklinde sıralanabilir. Ekonomide D harfi ile gösterilir.




20 Aralık 2015 Pazar

Kapitalizm Nedir?

Bugün pek çok kişi kapitalizm kelimesini olumsuz olarak anlamlandırmakta. Çünkü herkese sömürüyü, zengin-fakir uçurumunu, insani değerlerden çok kar maksimizasyonuna odaklanmayı çağrıştırıyor. Bütün bunlar gerçekten de kapitalizmin suçu mu? Bu soruya evet diyen ekonomist de çok hayır diyen de. İşin garibi kapitalist sistemin tam tersi anlayışa sahip komünizm de insanların zihinlerinde çok olumlu yer edinememiş. Bunu çeşitli nedenlere bağlayabiliriz. Ama ben kapitalizme dönmek ıstıyorum.

Kapitalizmi açıklamaya başlarken tipik bir tanım yerine anahtar kelimelerle başlamak istiyorum. Bunlar anahtar kelimeleri "özel mülkiyet", "piyasa mekanizması" ve "kar maksimizasyonu" olarak sıralayabiliriz. Şimdi bunları tek tek açıklayayım. 

Kapitalist ekonomik düzende bireyler özel mülkiyet edinebilir. Bu konuda bir sınırlama yoktur. Kişi refahını yükseltmek için uğraşır, çalışır ve nihayetinde büyük ya da küçük bir servet (özel mülk) sahibi olur. Kapitalizmin en temel varsayımlarından biri de bireylerin refahlarını maksimum yapmaya çalışmaları sonucu bütün toplumun refahının otomatikman maksimum hale geleceğidir.

 Kapitalist sistemde ekonomideki dengenin piyasa mekanizması tarafından kendiliğinden gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Bu doğrultuda kapitalistler devletin piyasalara asla müdahale etmemesi gerektiğini öne sürmüşler. Piyasa mekanizması dediğimiz olguyu piyasadaki ürünlerin arz ve talebinin karşı karşıya geldiklerinde belli bir fiyat düzeyinde kararlı bir denge hali oluşması diyerek kısaca açıklayabiliriz. Piyasa mekanizması "görünmez el" adıyla metaforlaştırılmıştır.

 Son kavram kar maksimizasyonunu açıklayalım. Kapitalizmde bireyler faydalarını, firmalar karlarını maksimum yapmaya çalışırlar. Karlarını mümkün olduğunca arttırmaya uğraşan firmalar ürünlerini satabilmek için halkın ihtiyaçlarını gözetmek zorunda olacaklar ve sonuç olarak toplumsal bir refah artışı yaşanacaktır. Yani kapitalizm öyle diyor.

 Kapitalizmin çerçevesini kabaca çizmiş olduk. Son olarak kendi düşüncemi belirtmek istiyorum. Bence kapitalizme düşmanlık edeceğimize üreterek, daha fazla üreterek ekonomimizi ve dolayısıyla ülkemizi kalkındırmalıyız. Bunun yolu da oturduğumuz yerden kapitalizmin kötülüklerinden dem vurmaktan değil; çalışarak, öğrenerek, tüketerek değil tasarruf ederek yaşamaktan geçmekte diye düşünüyorum.

1 Temmuz 2015 Çarşamba

İŞSİZLİĞİN NEDENLERİ, SONUÇLARI, ÇÖZÜM YOLLARI

İŞSİZLİĞİN NEDENLERİ, SONUÇLARI, ÇÖZÜM YOLLARI

                İşsizlik bir ekonomide işlerin yolunda gidip gitmediğini gösteren en önemli kriterlerden biri durumundadır. Hem gelişmiş ülkelerin hem de gelişmekte olan ülkelerin iyileştirmeye çaba sarf ettiği bir sorundur işsizlik. İşsizlik deyince kastettiğimiz şey, o yılın cari ücretleriyle çalışmaya razı olan fakat iş bulamayan kişilerdir. Dünya genelinde artan teknolojik gelişmeye bağlı olarak değişen üretim yöntemleri insanların iş gücüne katılımlarını kısıtlamaktadır. Ayrıca sürekli artan nüfusa istihdam oluşturmak da oldukça güç bir mesele olduğundan, işsizlik hemen her ülke için sürekli üstünde durulan ya da kontrol altında tutulan bir konudur.
                İşsizliğin nedenleri çeşitlidir. Gelişmiş ülkelerde daha çok talep yetersizliğinden kaynaklanmakta, gelişen ülkelerde ise yeterli istihdam alanının olmamasından ileri gelmektedir. Gelişmekte olan ülkeler ekonomik açıdan tarım ülkesi olmaktan sanayi ülkesi olmaya geçerken işsizlik oranlarının artmaması çok zordur. İşsizlik yaşanmaması için tarımdan sanayiye geçecek olan işgücü için yeterli istihdam alanı açılması gerekmektedir ki bu da yeni sanayileşmekte olan ülkeler için bir anda olabilecek bir durum değildir. Ayrıca kırdan kentlere göçün hızlı bir şekilde artması da işsizliğin önemli nedenlerindendir. Ayrıca devletlerin uyguladığı yanlış istihdam politikaları günümüzde işsizliğin en önemli nedenlerinden biri sayılmaktadır. Gelişen teknoloji de üretim sistemlerini kökten değiştirerek, üretimin daha az emeğe ihtiyaç duymasına neden olmuş ve bu da işsizliği arttıran sebeplerden biri haline gelmiştir.
                İşsizlik hem bireysel hem de toplumsal bir takım sonuçlar doğurur. Bireysel sonuçlarının en önemlilerini kişinin psikolojik açıdan rahatsız hissetmesi, özgüven kaybı, ailesine karşı olan sorumluluğunu yerine getirememenin verdiği huzursuzluk şeklinde sıralayabiliriz. Toplumsal sonuçlar ise bireyin üstündeki negatif etkilerinden dolayı tahmin edilebileceği üzere kötüdür. Toplumda sigara, alkol, uyuşturucu gibi zararlı bağımlılıkların artması ile işsizlik arasında bir ilişki olduğunu gösteren pek çok aştırma vardır. Ayrıca işsizlik oranı yüksek toplumlarda suç işleme ve intihar gibi davranış bozukluklarının görülme oranı da yüksek seyretmektedir. İşsizliğin iktisadi sonuçları ise ülke ekonomisinin büyümesine engel olmasıdır. İşsizlik bir ekonomide sahip olunan kaynakların bir kısmının atıl tutulması anlamına gelmekte ve bu da üretimin olabileceğinden daha düşük gerçekleşmesine neden olmaktadır. Böyle olunca ülkedeki yaşam standartları da yeterli seviyeye getirilememektedir.
                Türkiye açısından işsizliğe bakacak olursak özellikle 1980 sonrasında ekonomimizin en önemli yaralarından biri olduğunu görürüz. Şuanda %11 civarında olan işsizlik oranı ülkemiz için son derece olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bu oran 3 milyondan fazla işsiz olduğu anlamına gelmektedir. Komşumuz Yunanistan ve bazı Avrupa ülkeleri, Ortadoğu ve Afrika ülkeleri dünyada işsizlik oranının yüksek olduğu yerler durumundadır.
                İşsizliği ortadan kaldırmak yolunda atılabilecek en önemli adım istihdam yaratılmasıdır. Bunu da yatırımların artmasına uygun bir alan oluşturmak yoluyla yapabilmek mümkündür. İşsizlikle mücadelede yeni iş sahalarının açılması ve eğitim sisteminin doğru şekilde iş hayatına yönelik yeniden düzenlenmesi büyük önem arz etmektedir. Ayrıca kırdan kente göçün önlenmesi de işsizlik oranlarını düşürmeye yönelik atılacak bir adım olabilir.

                Sonuç olarak işsizlik bir ülkede bireyi, toplumu ve ekonomiyi önemli ölçüde kötü etkileyen bir sorundur. Bu sorunun üstesinden yalnızca doğru politikalar izlemek yoluyla kurtulabilirsiniz. İşsizliğin %30’ları aştığı ülkelerin yanında %1’ler ya da %3’ler seviyesinde tutabilen ülkeler de mevcut. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin başını daha çok ağrıtan bu sorun olan işsizlik doğru hamlelerle büyük ölçüde yok edilebilmektedir.

30 Haziran 2015 Salı

PAZARDA DURUM NE? FİYATLAR NASIL?

PAZARDA DURUM NE? FİYATLAR NASIL?

                Semt pazarları halkın %95’inin alışverişini yaptığı, tarihi çok eskilere dayalı ve kültürümüzün ayrılmaz bir parçası haline gelmiş olan yerlerdir. Bir ülke ekonomisinin durumunu anlamak için pazara gitmek ve kısa bir gözlem yapmak yeterlidir. Ürünlerin çeşitliliği, pazarın kalabalıklığı, fiyatlar o ülkenin durumu ile ilgili çok şey anlatır bize. Ben de dün Nevşehir’de kurulan halk pazarına gittim. Nevşehir’de pazar haftada iki gün kuruluyor. Son birkaç yıldır da belediyenin yaptırdığı kapalı binaya taşındı ve daha modern bir hal aldı.

                             
   Genel olarak pazar hareketliydi. Ramazanın bereketi fazlasıyla pazara yansımış görünüyordu. Oldukça kalabalık olan pazarda Pazar esnafının çoğu mallarını büyük bölümünü satabilmişti. Kışın yaşanan pahalılık etkisini azaltmış. Fiyatları aşağıda görsellik katarak gösterdim. Etiketlerde yazılanlar kilogram başına düşen fiyatlardır.

Kavun 1 TL
Şeftali 3 TL


Salatalık 1 TL

Erik 1,5 TL

Patates 2 TL

Biber 1,5 TL

Patlıcan 1.5 TL

Soğan 75 kuruş

Karpuz 40 kuruş

Elma 1,5 TL